Şirket bilançolarında tarihi borç/varlık iyileşmesi vurgusu

Habertürk’ten Rahim Ak’ın haberine göre; Merkez Bankası, bir süredir uygulanmakta olan sıkı para politikasının sonuçlarının görülmeye başlandığını vurgularken bu politikalar uygulanırken risklerle yüz yüze kalan şirket ve bankların durumunun oldukça iyi olduğunun altını çizdi. Merkez Bankası Finansal İstikrar Raporu’nda reel sektörün finansal borcunun varlıklara oranının yüzde 2.4 ile tarihi düşük seviyelerde yer aldığı ortaya konuldu. Merkez çalışmasına göre son dönemde reel sektör borcunun GSYİH’ye oranı azalırken, varlıklarının GSYİH’ye oranı bir miktar yükselmiştir. Bu durumun bir sonucu olarak firmaların finansal kaldıraç oranlarındaki düşük seviye korundu. Bu iyileşme ise finansal koşullardaki sıkılaşmaya karşı firmaları dayanıklı kılıyor.

DÜŞÜK FAİZ MALİYETİ BORÇ YÜKÜNÜ AZALTTI

Rapora göre firmaların TL ve YP borçları milli gelire oranla azalma eğilimini sürdürürken, 2023 yılının ilk çeyreğinde borçluluk oranları tarihsel ortalamasına yakınsadı. 2022 yılı genelinde canlı iç talebin desteklediği güçlü iktisadi faaliyet ve yüksek enflasyonun etkisiyle nominal milli gelirdeki artış finansal borç artışının üzerinde gerçekleşti, düşük finansman maliyetleri de firmaların borç yükünün azalmasına yol açtı.

DÖVİZ BORÇLARI AZALDI

Reel sektörün YP (döviz) açık pozisyonundaki azalma eğiliminin devem ettiğinin vurgulandığı raporda şirketlerin net döviz açık pozisyonunun 2018 yıl sonuna göre 99 milyar ABD Doları, 2021 yıl sonuna göre ise 45 milyar ABD Doları azaldığının altı çizilerek “Bu eğilim 2023 yılında da devam etmiş ve YP açık pozisyon ağustos ayı itibarıyla 74 milyar ABD dolarına gerilemiştir. 2018 yıl sonundan itibaren gözlemlenen bu düşüşte en etkili kalemler yurt içi banka varlıklarında gözlenen güçlü artış ve YP nakdi kredilerdeki gerileme olmuştur. Net döviz açık pozisyonunun 12 aylık ihracata oranı yüzde 30’a kadar gerilerken, reel sektörün mevcut açık pozisyonu karşılama kapasitesi güçlenmektedir” denildi.

Merkez çalışmasında firmaların YP likidite düzeyinin güçlü olduğu ve kısa vadeli YP yükümlülükleri karşılama kapasitesine sahip olduğu görüldü. Buna göre 2021 yılı itibarıyla artış eğiliminde olan kısa vadeli net döviz pozisyonu, 2023 yılında da artarak ağustos ayı itibarıyla 68 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşti. Firmaların YP mevduat ve kısa vadeli varlıklarının kısa vadeli borçlarına oranının tarihsel ortalamalarının üstünde kalması, döviz kuru veya dış finansman kaynaklı şoklara karşı firmaların güçlü likiditeye sahip olduklarına işaret etti.

DÖVİZ BORCU BULUNAN FİRMA SAYISI DA AZALDI

Merkez YP kredi bakiyesindeki düşüşün yanı sıra YP borcu bulunan firma sayısının azaldığını da tespit etti. YP riski 15 milyon ABD dolarınn altında olan firmaların YP kredi kullanımlarını son üç yıllık ihracat gelirleriyle ilişkilendiren düzenlemenin firmaların YP borçluluğunun yönetilebilir olmasına katkı sağladığı belirtildi. YP riski 15 milyon ABD dolarından düşük olan firmaların kredi bakiyesinin, 2023 yılı eylül itibarıyla 22,1 milyar ABD dolarına, YP riski 15 milyon ABD dolarından yüksek firmaların kredi bakiyesi 26 milyar ABD dolarına gerilediği açıklandı. YP borcu üç yıllık ihracat gelirini aşan firmaların toplam içerisindeki payı azalmaya devam etti. Düzenlemenin herhangi bir kısıtlama getirmediği firmaların YP borcunu ihracat gelirlerinin karşılama gücünde gözlemlenen iyileşmenin devam ettiği de görüldü.

BORÇ VE İŞLETME SERMAYESİNİ KARŞILAYACAK GÜÇ

Reel sektör bilançolarının güçlü likidite yapıları ile olası şoklara karşı dayanıklı görünüme sahip olduğunun belirtildiği raporda şu konuların altı çizildi: “2021 yıl sonunda YP varlıkların kur kaynaklı değerlenmesiyle kısa süreli artış gösteren likit aktifler, 2022 yılında ve 2023 yılının ilk yarısında reel olarak yatay bir seyir izlemiştir. Medyan likit aktif oranı tarihsel ortalamanın üzerinde seyretmeye devam edip, hazır değerler ve stokların aktifler içerisindeki payının yüksek olması firmaların güçlü likiditeye sahip olduğuna, reel kesimin kısa vadeli borçlarını ve gerekli işletme sermayesi ihtiyaçlarını karşılayabileceğine işaret etmektedir. Yüzde 20’nin üzerinde likit aktif oranına sahip firmaların toplam firma sayısına oranı 2022 yılı ikinci çeyreğinden itibaren düşüş eğiliminde olmakla birlikte, söz konusu oran mevcut Rapor döneminde tarihsel ortalamanın üzerinde seyretmiştir. Güçlü likidite pozisyonunun firmalar geneline yaygın olması, finansal koşullarda sıkılaşmaya karşı firmaların hazırlıklı olduğunu göstermektedir.

DIŞ BORÇ DA KOLAYCA YENİLENİYOR

Merkez, reel sektör firmalarının dış borçlarını yüzde 100’ün üzerinde yenileyebildiğine de dikkat çekerek, bu görünümün sıkılaşan global finansal koşullara karşın firmaların dış finansmana erişim imkânlarının devam ettiğini ve borçlarını sağlıklı bir şekilde yönetebildiklerini ima ettiği kaydedildi.

2022 yılı boyunca istikrarlı seyreden döviz kuru ve düşük finansman maliyetleri nedeniyle Borsa İstanbul’a kote firmaların finansman gideri karşılama oranının (FGKO) oldukça güçlü seyrettiği ve yılın ilk yarısında bu eğilimin korunduğunun belirtildiği raporda şu noktalara değinildi: “Mevcut rapor döneminde firmaların faaliyet kârları 2,8 yıllık finansman maliyetlerini karşılayabilmektedir. 2023 yılı ikinci çeyreğinde hizmet ve hizmet dışı sektörlerde faaliyet gösteren firmaların faaliyet kârları 3,5 ve 2,6 yıllık finansman maliyetine eşittir. Mevcut Rapor döneminde, eşik değer olarak kabul edilen 1,5 seviyesi üzerinde FGKO’ya sahip firmaların tüm firmalar içerisinde yüzde 66 paya sahip olduğu görülmektedir. Sanayi ve hizmet sektörlerinde firmaların çoğunluğunun eşik değer 1,5’in üzerinde FGKO değerine sahip olması firmaların borç ödeme kabiliyetleri ve bankaların aktif kalitesi açısından risklerin sınırlı olduğunu ima etmektedir.”

patronlardunyasi.com

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x